UÇAK DÜŞSE SİZ Mİ KURTARACAKSINIZ?

“Türker 826, hostes Bahar konuşuyor…”
“Evet, seni dinliyoruz.”
“Feci bir şey oldu. Pilotların ikisi de öldü… Uçak otomatikte.”
“Sakin ol, Bahar! Yolcuların selameti senin ellerinde. Sakin ol, heyecana kapılma. Bizden aldığın talimatı aynen uygulayacaksın. Yolcuları rahat ettirmelisin. Sakin olmalarını sağlamalısın. Uçaktakilerin hayatı sana bağlı…”
“Sayın yolcular, herkes yerine otursun. Kemerlerini 2. Bir Emire kadar kati surette açmasın. Mühim bir şey yok, Yeşilköy Havalimanı’na dönüyoruz…”
“Sakin ol Bahar, şimdi kaptan koltuğuna otur. Katiyen heyecanlanma…”

Perihan Savaş’ın 1974 yılında başrolünü oynamış olduğu “Hostes” filmindeki bu sahneyi hatırlayanlar Boeing 727 uçağını indirmek üzere hostes Bahar’ın ter dökerek kaptan koltuğuna oturduğunu anımsayacaklardır… Kabin memurlarının pilotlar öldüğünde uçağı indirmesi Hollywood filmlerine de konu olmuştur. Ancak gerçekte kabin memurlarının böyle bir görevi olup olmadığı kadar toplumdaki görev tanımlarının algısı da oldukça önemlidir…

Kabin memurluğu mesleğine ilişkin adlandırma yapılırken mesleki terimler İngilizceden Türkçeye çevirisi yapılarak uyarlanmış. Örneğin “Kamarot&bayan kamarot” anlamındaki “Steward&stewardess”, Türkçeye “Havacı kadın kamarot” olarak uyarlanmış, sonraki yıllarda “Evsahibi&konuk eden kadın” anlamındaki “Host&hostess” tanımlaması birebir (hostes kelimesi tek “S” ile kullanılarak) dilimize entegre edilmiştir. Türk Dil Kurumu’nun adlandırdığı “Gök konuksal avrat” tanımlaması dilde yaygın olarak kullanılmamıştır. Mesleki kullanımda en yaygın olanı “Kamarot&bayan kamarot” anlamındaki “Steward&stewardess” olmakla birlikte uçuş görevlisi anlamındaki “Cabin attendant” tanımlaması da sektörde kullanılmaktadır. Sivil Havacılığın gelişmesi ve toplum içerisinde birçok meslek kolunun “Hostes” olarak anılmaya başlamasıyla resmi makamlar kabin memuru tanımlamasını yapmış, hem bay hem bayan uçuş görevlileri için kullanılabilecek ortak bir isim türetmişlerdir. Mesleğin ortak adı “Kabin memurluğu” olsa da her kabin ekibinin içinde tecrübesi ve kıdemiyle gruba liderlik yapan kişiye “Kabin Amiri” denilmiştir.

Toplum içi sohbetlerde ya da havacılık basınında ki yorumlarda, kabin memurları ne zaman uçaktaki görevlerinin emniyet olduğundan bahsetseler, hemen muhalefet sesler şu soruyu sorarlar:  “Uçak düşse siz mi kurtaracaksınız?”

1937 Yılında, tarihin ilk kıtalararası uçuşunu gerçekleştiren, Hindenburg zeplininin inişe geçmesiyle gözler hava aracının yanmasına şahit olurken kulaklar radyo muhabirinin ağlayarak kaza haberini verişiyle sarsılmıştı… Zeplinde amir olarak görevli olan dünyanın ilk kabin memuru, Heinrich Kubis, yolcuları güvenli bir biçimde pencerelerden atlamak için teşvik etmişti. Kubis’in yangını müteakiben yolcuları zeplinden aşağı atlamaları için yönlendirmesi, sivil havacılık tarihinin ilk tahliyesi olarak anılmaktadır. Bununla birlikte zeplinde görev yapan personel arasında aşçı ve garsonların bulunması, Heinrich Kubis amirliğinde ki kabin memurlarının servis maksadıyla hava aracında bulunmadığının göstergesidir.

Dünyanın ilk bayan kabin memuru olan hemşire Ellen Church, uçak seyahatinin zorlukları ve kabin içindeki yetersiz koşullar nedeniyle yolcuların gereksinimlerini karşılamak için hemşirelerin ilgilenmesinin faydalı olacağını anlatan mektubunu Amerikan United Hava Yolları’nın Yönetim Kurulu Başkanı’na yolladığında da önerisi, yönetim kurulu başkanı tarafından makul karşılanmış ve asıl mesleği hemşirelik olan 7 kabin memuru göreve başlamıştır. Türkiye’nin ilk kabin memurlarına telsiz dersleri verilmiş, kabin memurları uçaklarda telsiz görüşmelerini de yapan teknik birer görevli olmuşlardı. Kabin memurluğu mesleğinin başlangıç noktası gerek Türkiye gerekse dünyada servis elemanı olmakla bire bir örtüşmemekte günümüzde de özünde teknik bilgi ve donanım içeren bir meslek olarak icra edilmektedir. Kabin memurluğu temel, yenileme ve tazeleme eğitimlerinde uçulacak uçakların teknik özellikleri, acil durumları önceden önleme, şartlar oluştuğunda ise müdahale etme teknikleri, yolcu tahliyesi, ilk yardım usulleri gibi konularda detaylı teorik bilgi ve pratik uygulama yapılmaktadır.

Kabin memurlarının uçakta bulunma sebebinin uçuş emniyeti olduğu ısrarla kamuoyuna ifade ediliyorsa ve eğitimleri bu denli teknik bilgi ve uygulama içeriyorsa neden kabin memurları dışarıdan servis elemanı olarak görülmektedirler?

Kümülâtif ikramın uçakta olmasının sebepleri: havayolu şirketleri arasında rekabeti arttırmak ve yolcuları psikolojik olarak rahatlatmaktır. Kabin memurları uçakta ev sahibesi konumunda oldukları için misafirlerini görsel bir estetik ve zarafet içinde ağırlamak göze çarpan görevleri olmuştur. Şirketlerin rekabet anlayışı ikramla örtüştüğünden ve havayolu reklam kampanyalarında emniyetten söz edilmesi yolcuları psikolojik olarak olumsuz yönde etkileyebileceğinden kabin memurlarının teknik vasıfları arka planda tutulur.

Uçak düşse kabin memurları mı yolcuları kurtarırlar? Kaptan koltuğuna oturup bir uçağı kumanda edebilirler mi? Hostes Bahar, uçağı Yeşilköy Havalimanı’na indirmeyi başarabilmiş miydi? Bu soruların yanıtları kamuoyunda öne çıkarılmayan kabin memurluğu eğitimlerinde saklıdır. Dünyadaki birçok havayolunda uygulanan son yıllarda Türkiye’de de eğitim programlarına alınan LOFT (Line Oriented Flight Training) eğitimi, kabin memurlarının kokpit simülatörlerinde ki, eğitim uçuşlarına katılmasını içerir. Simülatörde uygulanan acil durumlar: “Kalkıştan vazgeçme, motor yangını, türbülans, kabin basıncının düşmesi, inkapasite pilot, havada çarpışmayı önleme manevraları, acil alçalma, son yaklaşmada APU yangını ve tahliye hazırlıkları, pistten çıkma, inişi takiben tahliye” durumlarıdır. Bu durumlarda kokpitte neler yaşandığı, oluşan şartlara göre kaptanların standartları uygulamadaki süreci, komutların verilebilir olduğu durumlar, nasıl bir alçalma ya da iniş olacağına dair şartları değerlendirme anlarını birebir kaptanlarla birlikte yaşamak kabin memurlarının bilinçlenmesi açısından önemlidir. LOFT Eğitimi’nde, Kabin memurları simülatör içerisinde gözlemci olarak bulunuyorlar ve bütün acil durum şartlarını yakından takip ediyorlar. Ancak gelişen durumlara göre kabin ekibi uygulamaya dahil oluyor ve kendi görevlerini icra ediyorlar. (Kokpit çağrılarına bakma, komutları dinleme ve komutlara uygun hareket etme, kokpitle temasa geçme, gerekli durumda check list okuma). “İnkapasite Pilot” durumu gerçekleştiğinde ise kumandaları devralan pilotun tek başına uçuşu müteakiben inişi gerçekleştirebilmesi için kokpiti emniyete alma usullerini uyguluyorlar.  Sonrasında inkapasite kokpit üyesine yapılması gereken ilkyardım uygulamasını yapıyorlar. Bazı havayolları bu eğitimin içeriğini biraz daha genişleterek kabin memurlarına olası kaza-kırımı takiben kokpit üyelerinin bilinç kaybı oluşması durumunda motorların kapatılmasıyla tahliye şartlarının iyileştirilmesini öğretmektedirler.

Kabin Memurları uçaklarda ev sahibidirler, misafirlerini ağırlamak onların birincil vazifesi olarak görülse de uçakta bulunma sebepleri uçuş emniyetini kabin bölümünde sağlamak, kokpitle kabinin direk, kokpitle yolcuların ve yer hizmetlerinin, dolaylı olarak iletişimini sağlamak, acil durumlarda uçuş ekibinin direktifleri doğrultusunda yolcuları tahliye etmektir. Uçuştaki kabin emniyetini sağlamak uçağı emniyetle yere indirmekle karıştırılmamalıdır. Emniyet sadece kokpit personelinin değil aynı zamanda kabin personelinin de birincil vazifesidir. Kabin memurları kokpit üyelerinin kabinde ki gözü, kulağı ve temsilcileridir. Hep birlikte uçak mürettebatını oluştururlarken, kader birliği de yaparlar. Başlarına ne gelirse gelsin sevinçleri de acıları da ortak, endişeleri, kaygıları aynıdır… Hepsinin ortak isteği yolcular gibi bir an önce emniyetli bir biçimde evlerine dönmektir…

 

Leave a Reply